Ben sana ne söyleyebildim ki bunca zamandır? ..
Ocak 1, 2009 · Kategori: Ask SiirLeri
Ben
sana ne söyleyebildim ki bunca zamandır? ..
dilime düşmeyen
sözcüklere dönüşmeyen! .. Ben
sana ne söyleyebildim ki bunca zamandır? .. Her zaman fazla oldu söyleyemediklerim
söyleyebildiklerimden! .. Her zaman; bir bilinmez lisandaki çözülmez şiirleri koklayıp
hissettirmeye çalıştım sana... Her zaman biraz daha zaman kolladım seslenmek için sana
ve her zaman hayıflandım; Ben
sana ne söyleyebildim ki bunca zamandır? .. Kendi karanlığında; güneşe görünmek için karar veren bir tohum gibiydim...
Zordu çıkmak gömüldüğüm çamurdan;
Ama güzeldi!..
Sen güzeldin ve ben
güzelleşiyordum seni düşündüğümde!..Kendi karanlığında; güneşe görünmeye karar verip yeşillerini giyen bir tohum gibiydim...
Boyutları değişiyordu hayatımın...
Yani
değiştiren sendin boyutlarını hayatımın; büyüyordum
gelişiyordum
genişliyordum...Söyleyebildiklerimden çoktu her zaman
söyleyemediklerim; bu yüzden kelimelerimin arası açılıyordu!..Sığdıramadığım her duygu; iki kelimemin arasındaki boşlukta gizli...
O yüzden
yazdıkça parmaklarım

ve işte yine o yüzden söyledikçe dilim topallıyor!..Toparlayamıyorum zihnimi...
Seni özlüyor
ve terliyorum özledikçe;Seni koklamak için...
İçimdesin!
Gönlümle baş başa düşündüm demin
Ocak 1, 2009 · Kategori: Ask SiirLeri


Artık bir sihirsiz nefes gibisin.
Şimdi tâ içinde bomboş kalbimin
Akisleri sönen bir ses gibisin.
Bir anda unuttum seni
eminim Kalbimde kalbine yok bile kinim
Bence artık sen de herkes gibisin.
Gözlerim gözünde aşkı seçmiyor
Onlardan kalbime sevda geçmiyor
Ben yordum ruhumu biraz da sen yor
Çünkü bence şimdi herkes gibisin
Yolunu beklerken daha dün gece
Kaçıyorum bugün senden gizlice
Kalbime baktım da işte iyice
Anladım ki sen de herkes gibisin
Büsbütün unuttum seni eminim
Maziye karıştı şimdi yeminim
Kalbimde senin için yok bile kinim
Bence sen de şimdi herkes gibisin
Süper Siir
Ocak 1, 2009 · Kategori: Ask SiirLeri
Yüzün




Kaybolmuş kimliklerden bir esinti……..
Bir yazgının görüntülenen şekli…
Biraz açlık
biraz tokluk….
Ama kocaman bir yokluk…
Şekillendirmeyi hiç beceremediğim…
Sesin…
Uzak iklimlerin esintisi…
Kaygılardaki derinlik..
Aşk tonunda bir tını….
Beynimde durmadan uğuldayan….
Duymayı hiç beceremediğim…
Sözlerin……
Yüreğime nakış nakış işlenen
Beni bir düş bahçesine götüren…
Benimsediğim
sevdiğim…
Yaşam akışımın parantezi
Dilimde hiç vazgeçemediğim..
Ellerin…
Kış günü içimi ısıtan…
İçinde küçücük kaldığım…
Kırılgan ama en güçlü
Savunma kalemin anahtarı
Tutmayı hiç beceremediğim..
Sen….
Adıma ayrılığı düşüren…
Yola beraber çıktığım son adam..
Kuşatmaların sonuç verdi
Savunma hattımı deldin...
…..ve öylece çekip gittin…
Benim miydin hiç bilemediğim....
Çok uykum var uyumak istiyorum
Ocak 1, 2009 · Kategori: Ask SiirLeri
uyumak istiyorum dizlerinde
Bir fikrim war
masallar anlat bana bu gece
Bebek gibi uyumak istiyorum ben

Tüm masumluğumla uyumak istiyorum şevkatinle

Bütün kabuslarımı unutup

Rüyamda seni görmek istiyorum

Yıldızları anlat bana

Kuşların nasıl uçtuğunu

Yılanın nasıl ilerlediğini anlat

Bilmek istiyorum

Belkide hiç yaşayamadığım geçmişimi

Bana yaşatmanı istiyorum

Şewkat göster bana

Başımı okşayarak uyut

Kimsenin yapmadığını yap bugüne dek

Beni öperek uyut

Kollarını aç bana

Kanatlarına sığınmak istiyorum

Kalp atışlarınla mayışmak

Sıcaklığınla uyumak istiyorum
!
!
!
SEN YOKSUN.
Ocak 1, 2009 · Kategori: Ask SiirLeri
Her gece sen paramparça olur uykularım
Karanlığın koyulaştığı yerde kapımın çalındığını duyarım
Sen yoksun kilitlenir dudaklarım
Gözlerim karanlıklarda boşuna arar seni
Sen yoksun.
Sen yoksun yalnızlığımı kadehlere doldurup
Tek başıma içmeliyim bu gece
Kırmalıyım kapıları evleri ateşe vermeliyim
Sen yoksun zaman git gide uzar
Altmış saniye bir dakika
Altımış dakika bir saat
Ve sabahın olmasına beş saat var
Beklemek bir çeşit ölmektir
Sen yoksun bu bana her gece binlerce
ölüm demektir
Neden ayrılsın ellrimiz her akşam üstü
Gözlerime acı bir karanlık düşsün
Bir vapur alsın götürsün seni
Bense vapurlar dolusu kederimle yapayalnızım
Sen uzak bir körfezde özlemliği dalgın
Kıyılarına çarpıp yerlerde dalgaların
Neden ay karşılarında dalgalandığı zaman
Başım omuzlarda olmasın
Neden ellerim omuzlarımda değil
Neden gözlerin aradığı zaman gözlerimi bulamasın
Durup durup beni bu çaresizlik hançerliyor
Bu yolların bu yerde ayrılması
Uzayan kilometreler o sefil anlayışsız
Bakışları insanların
Dünya o eski dünya değil
Şu uçsuz bucaksız evrende ne derdimizi dinleyen
Nede bir anlayan var
İki ömür değil
İki ayrı ve büyük bir yalnızlıktır yaşadığımız
Her şey her şey aslında başka renkte
Gerçek olan şimdi senin yokluğun
SEN YOKSUN.
..
..
.
« Önceki ::